
Tango
Arjantin'in arka sokaklarında ilk çıktığı zaman ayıplanan, hor görülen bir dansmış tango. Büyük şehre alışamamış göçemenlerin, varoşların dansıymış; sıkıntılarını, dertlerini bu dansla ifade ederlerler, tüm isyanları dile gelirmiş. Buenos Aires sokaklarından bu yana tutkusu, hüznü , yaşanmışlığı, anlamı, hırçınlığı ve aşkı da artarak yayılmış, insanların gözlerinde bir resim, kulaklarında bir ritim olmaya başlamış
Plakta Osvaldo Pugliese, sırtında yaşanmışlığın yükü, karşında da sevdiğin varsa, soru soruyorsan ve cevapları aryorsan, aşıksan.... işte sana hayal kurma oyunu ; Gözlerini kapat ve gün batarken dans ettiğini düşün. Bırak bedenin söylesin şarkıyı, dudakların birşeyler arar birşeyler sorar gibi aralık kalsın, kolların bir yay gibi gergin, kaşların biraz çatık, kollarında hayalin arnavut kaldırımlarına takılsın topuğun düşmekten korkma tutunmaktan çekinme ona...
müziği içinde duyarken, olmak istediğim yerde miyim diye sorarken kendine, biteceğinden korktuğun için açamazken gözlerini nasıl yaptığını bilemezken, kaptırmışsan kendini, yalnızca topuk seslerine göre buluyorsan yolunu işte o muhteşem dansın büyüsüne kapılmışsındır demektir. rüzgarın saçlarına savurmasına izin ver hiç bir yerde hiçbir zaman söyleyemediklerini tutma şimdi, kim yargılayabilir ki seni, kim susturabilir? haydi çoş , koş hiç koşmadığın gibi, öfkeni göster, aşkını göster bağır, küfret hadi. kokusunu duy bütün güzelliklerin, sarhoş ol... dünyanın merkezindeymiş, cennetin en nadide yarindeymiş gibi huzurlu ol , pişmanlıklarından ve önyargılarından kurtul korkma artık yukarı bakmaktan, bir fotoğrafı yırtmakdan da korkma her bakışının her dönüşünün bir anlamı olsun kendini anlatmaktan yorulma...
İzlemesinler beni herkez kapatsın gözlerini bir an için hissetsinler aşkın ve tutkunu dansını icra ettiklerini....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder