
Kendi çektiğim bir fotoğraftır. Gün batarken...
İSTANBUL
Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünür düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşamlar
Adalarında bahar Süleymaniyende güneş
Hey sen ne güzelsin kavgamızın şehri İstanbul
Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle meydanlarınla
Bekle bizi İstanbul
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi İstanbul
Haramilerin saltanatını yıkacağız
Bekle o günler gelsin gelsin İstanbul
Sen bize layıksın biz de sana İstanbul
Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle meydanlarınla
Bekle bizi İstanbul...
İstanbul'la hayatlarının bir döneminde tanışmış her insan kendini şanslı saymalıdır. Öylesine farklıdır ki maske takmışçasına silüetini gizler, herkes kendi kahramanını yaratır onda.Bir sanatçı titizliğiyle kendi İsabelle' mizi yaratmamızı bekler belkide... (özgürlük anıtına modellik yapan Isabell Eugenie Boyer). düşlerimize ortaktır o, hayatımızın resmine bir fırça darbesini atmamız için taşvik eder bizi daima.kırmızı mı yoksa mavi mi boyayacaksın dünyanı? sen karar veririsin ancak , şüpesiz ki yalnızca şahitlik etmekle kalmayacaktır bu koca şehir. Çünkü o müdahil olmayı sever...
Okullu olma hayaliyle geldiğim zaman kesişti yolum İstanbul'umla. Hani derler ya İstanbul bir tutkudur diye... Anlamazdım daha önceleri. Benim daha iddialı bir kannatim var artık; Bence İstanbul " Aşktır " Yoksa nasıl açıklarım aynı anda hem nefret ederken hemde ayrılamamcasına sevmeyi bu kenti? Adına şiirler yazılmış, türküler okunmuş, hayallerini süslemiş pek çok insanın. Bende burada yaşıyorum sevdiğimde, zamanında Fatih' te yaşamış burada, ayakkabı ustası Salih Amcada deme fırsatı veriyor insana . İşte bu yüzden İstanbul yalnız benim ve yine bu yüzden İstanbul ona gönül veren herkesin...
Kaprisli bir sevgili gibidir bu şehir; her zaman şımartılmak ister. onunlayken acı çekersin, belki çok seversin, oda seni kendisi gibi sever, anlayamazsın. bırakıp gidersen unutamazsın. unutulmamaktır amacı zaten, mutlak kazananın karşısında daima mağlup olmak nasılda aciz hissettirir kendini insana. bencildir İstanbul ama vermeden de almamıştır hiç bir zaman peki ona tutsak olmak bile bile kaybetmek midir? Ben daha gelmeden vurulmuştum ona, hep güzel yanlarını görmeyi adet haline getirmiştim. herkese her şeye karşı savunurdum onu.Boğaza, Balata, Beykoza ayrı hayrandım. Yedi tepeli bu şehirde yaşamaya başlayınca da değişmedi bu sevda Erguvanlar benim için açmaya, dalgalar benim için çoşmaya başladı sanki...
Kendi resmimi yapmaya başladım işte o vakit; yalnızca maviler, yeşiller yok bu tabloda Siyahlarda var şüphesiz, ama ben hepsini sevmeyi öğrendim. dostlarımın dediği gibi kasırgaları fotoğraflamayı hala seviyorum buna birde farklı hayatların hikayesinin eklenmesinde bence hiç bir sakınca yok. Dedim ya önceleri yalnızca ben varken şimdi farklı müzikler eklendi hayatıma. önceleri yalnızca kendi anılarımı yaşarken şimdi başkalarının anlattıklarına da açık kulaklarım. motorları maviliklere sürme özlemim var bir de şiir yazma hevesi edindim şimdi. Çamlıcadan İstanbul'u seyredip şiir yazma dürtüsüne kapılmayacak bir insan düşünemiyorum. Geriye dönüp baktığımda değiştim diyorum ve elime fırçayı bu şehir verdi biliyorum.

foto güzelmiş.
YanıtlaSilvedat türkali'nin şiirini kullanman daha da güzel
YanıtlaSil